1950'de Türkiye'nin elektriğinin yüzde 96'sı termik santrallerden geliyordu; hidroelektriğin payı yüzde dördü bulmuyordu.1 On yıl sonra bu pay üçte bire yaklaştı. Bu bölüm o on yılın ve ardından gelen 1960'ların hikâyesi: barajlar, ilk iletim hatları ve ulusal şebekenin doğuşu.
1952İlk hat
Ulusal elektrik sisteminin başlangıcı sayılan ilk 154 kilovoltluk iletim hattı 1952'de Zonguldak kömür havzasından İstanbul'a elektrik taşımaya başladı.2 Artık bir kentin ışığı, yüzlerce kilometre ötedeki bir santralden gelebiliyordu. Kaynaklar hattın başlangıç noktasını Çatalağzı ya da Ereğli olarak farklı veriyor; aşağıdaki haritada güzergâh şematiktir.
18 Aralık 1953DSİ
6200 sayılı kanunla Devlet Su İşleri kuruldu.1 Akarsular artık yalnızca sulama ya da taşkın sorunu değil, aynı zamanda bir enerji kaynağı olarak planlanıyordu.