GECE ATLASI Işığın Tarihi Haritaya dön →

Işığın Tarihi · Bölüm 1 / 6

İlk kıvılcımlar

1875'ten 1923'e: kâğıt üzerinde kalan imtiyazlar, iki santral ve neredeyse tamamen karanlık bir ülke.

Yazan: Koray ÖnerOkuma: ~9 dk

Bugün Türkiye'yi gece uzaydan izleyen bir uydu, kıyıları çizen kesintisiz bir ışık şeridi, iç Anadolu'da kentlerin çevresinde parlayan halkalar ve doğuda vadileri izleyen ince ışık iplikleri görür. Bu atlasın haritaları o görüntüyü 2012'den bu yana yıl yıl ölçüyor. Bu dizi ise o ışığın nereden geldiğini anlatıyor: ilk dinamodan köylere uzanan hatlara, barajlardan uydulara.

Hikâye, ışığın kendisinden önce bir kâğıtla başlıyor.

1875–1923: elektrik imtiyazları ve ilk santraller, harita üzerinde

Bugün

2025'in gece ışığı. Her nokta yaklaşık 2 km'lik bir alanın, uydudan ölçülen ortalama parlaklığı.

Bir asır önce

Şimdi bu ışığın tamamını söndürelim. 1900'lerin başında bu topraklarda geceyi gaz lambası, mum ve birkaç büyük kentte havagazı fenerleri aydınlatıyordu.

Tarsus'ta sokakları gazyağı fenerleri aydınlatıyor, belediye bunun için yılda 15.500 kuruş harcıyor, yine de yetmiyordu.1

1875 · İlk imtiyaz

Osmanlı Devleti 1875'te bir Fransız şirketine elektrikli aydınlatma denemesi için imtiyaz verdi: İstanbul ve Üsküdar, Selanik, Edirne, Sinop, Konya, Tarsus, İzmir ve Bursa.

Anlaşma imzalandı; ama hiçbir yerde ışık yanmadı.1

1899–1907 · Kâğıt üzerinde ışık

İzmir ile Selanik'in elektrik imtiyazı 1899'da 50 yıllığına bir İngiliz milletvekiline, Bursa'nınki 1906'da 75 yıllığına Bursa Belediyesi'ne verildi.

1907'de Tarsus'ta, belediyenin kendi parasıyla, bir santral inşaatı başladı.1

8 Şubat 1910 · Tarsus

Berdan Çayı kıyısında, kentin iki kilometre kuzeyindeki küçük hidroelektrik santralinde ilk deneme yapıldı. Ertesi gün İstanbul'a çekilen telgraf bunu resmî açılış saydı.

Beş ay sonra The New York Times haberi verdi: Aziz Pavlus'un doğduğu kentte 450 sokak lambası ve yaklaşık 600 ev elektrikle aydınlanıyordu.1

Şubat 1914 · Silahtarağa

İstanbul'un imtiyazı 1910'da Macar Ganz şirketine geçti. Haliç'in ucunda, Silahtarağa'da kömürle çalışan santral, Balkan Savaşı ve 1913 selinin yarattığı gecikmeden sonra Şubat 1914'te üretime başladı.

İlk akım tramvaylara, kısa süre sonra Dolmabahçe Sarayı'na verildi.3

1915–1920 · İmtiyaz dalgası

Savaş yıllarında da imtiyazlar verilmeye devam etti: Samsun ve Adana (1915), Konya ve Eskişehir (1919), Antalya, Bandırma, Kütahya, Akşehir ve Safranbolu (1920).

Bunların hiçbiri Osmanlı döneminde tamamlanamadı.1

1923 · Cumhuriyet'in devraldığı

Altyapısı tamamlanmış yalnızca iki kent vardı: Tarsus ve İstanbul.1 Başka bir kaynak, 1923'te Adapazarı, İstanbul, İzmir ve Mersin'de elektrik üretildiğini aktarıyor.2

Kaynaklar ayrıntıda ayrışıyor ama tablo aynı: koca bir ülkede birkaç ışık noktası.

1902 mi, 1910 mu?Bir efsanenin düzeltilmesi

Türkiye'de elektriğin hikâyesi neredeyse her yerde aynı cümleyle başlar: “İlk elektrik 1902'de Tarsus'ta üretildi.” Anlatıya göre Avusturyalı bir mühendis, Berdan Çayı'ndaki bir değirmenin miline kayışla bir dinamo bağlamış ve 2 kW'lık bir akım elde etmişti. Hikâye güzeldir, ansiklopedilere ve kurumsal sunumlara da girmiştir.

Tarihçi Ozan Arslan, Osmanlı arşivindeki yazışmaları tek tek izlediğinde başka bir tablo buldu.1 Belgelere göre Tarsus'ta elektrikli aydınlatma fikri ilk kez 1906'da gündeme geliyor. Kasaba hem susuzluk hem karanlık çekiyor. Belediye, gündüz çeşmelere su basacak, gece de elektrik üretecek tek bir tesis tasarlıyor: yurt dışından bir türbin, bir elektrik makinesi ve 400–500 fener. İnşaat 1907'de başlıyor ve 8 Şubat 1910 gecesi ilk deneme yapılıyor. 1902 tarihi için ise birincil bir belge gösterilemiyor.

Her yenilik gibi bu da herkesi sevindirmedi. Kenti 1910 Ocak'ında ziyaret eden Tanin yazarı Ahmet Şerif, belediyenin borçlanarak elektriğe para ayırmasını eleştirdi; ona göre önce çamurlu sokaklar düzeltilmeliydi. Yeni fenerleri, karmakarışık bir manzaranın ortasında “süslenmesini de bilmeyen” yaşlı bir kadının boyalı yüzüne benzetti.1

Bir santralin anatomisiTarsus Elektrik Santrali: sudan sokak lambasına
Mavi: su, beyaz: mekanik güç, kehribar: elektrik. Türbin ve jeneratör değerleri 1910 kuruluşuna, 6.000 V iletim ve 110 V dağıtım 1923'teki yenilemeye aittir. Kaynak: Arslan (2017).

Santral, bugünkü ölçülerle bir oyuncaktı. Bentle çaydan ayrılan su bir kanaldan santral binasına iniyor, İtalyan-İsviçre yapımı bir türbini döndürüyordu: 120 beygir. Türbine bağlı jeneratör 75 kilovatlık üç fazlı alternatif akım üretiyordu. Bu, bugünkü sıradan bir otomobil motorunun gücü kadar; bir kasabanın bütün geceleri buna bağlıydı. 1922'de bir kaza tesisi durdurdu. Belediye işi bir şirkete devretti ve 1923'te tesisat yenilendi. Akım bir trafoda 6.000 volta yükseltilip kente taşınıyor, merkezde 110 volta düşürülüp üç ana hatla dağıtılıyordu.1

Elektrik gece ve gündüz verildi. Gündüz yarım beygirden 40–50 beygire kadar makineleri çalıştırmaya yetiyordu. Işık için kurulan sistem kısa sürede işliklerin, tulumbaların ve çırçırların da gücü oldu. Bu, dizinin ileriki bölümlerinde sık göreceğimiz bir örüntünün ilk örneği: elektrik önce ışık olarak gelir, sonra iş olarak kalır.

1910–1938İstanbul: kömür, tramvay ve bir saray

Tarsus suyla, İstanbul kömürle aydınlandı. Başkentin elektrik imtiyazını 1910'da Budapeşteli Ganz şirketi aldı ve Belçika ile Avusturya-Macaristan bankalarıyla birlikte Osmanlı Elektrik Şirketi'ni kurdu. Haliç'in kuzey ucunda, Silahtarağa'da yükselen santral 1913'te bitmek üzereydi. Ancak Balkan Savaşı ve Eylül 1913'te bölgeyi vuran sel açılışı geciktirdi. Üretim Şubat 1914'te başladı. İlk müşteri tramvaydı; atlı tramvayın yerini elektrikli tramvay aldı. Ardından saray geldi.3

Silahtarağa yaklaşık çeyrek yüzyıl boyunca İstanbul'un elektrik kaynağı olarak kaldı. Cumhuriyet, yabancı imtiyaz şirketlerini 1930'larda birer birer satın aldı; İstanbul'un şirketi 1938'de 3480 sayılı kanunla devletin oldu.2 Santral 1983'te üretimi durdurdu. Bugün türbin salonu bir enerji müzesi.3

1923Ortalama bir yurttaşın elektriği

Cumhuriyet'in ilk yılında ülkede üretilen elektrik toplam 44,5 milyon kilovatsaatti, kişi başına yılda yaklaşık 5 kWh.2 Bu sayıyı hissetmenin bir yolu, onu bir ampule harcamak.

Yılda 5 kWh ne kadar ışık eder?Bütün yılın elektriği tek bir ampule verilseydi, günde…
Hesap: 5.000 Wh ÷ ampul gücü ÷ 365 gün. 40 W, dönemin akkor ampullerine yakın bir varsayımdır. 5 kWh, üretimin nüfusa bölünmesiyle elde edilen ulusal bir ortalamadır.

Ama bu ortalama yanıltıcı. Elektrik birkaç kentin sınırında kalıyordu; Anadolu'nun ezici çoğunluğu için sayı sıfırdı. 1937'de bile 49 il merkezinde elektrik vardı ama bütün ülkede elektrikli köy sayısı yalnızca beşti.2 Kent ile kır arasındaki bu uçurum, dizinin geri kalanının asıl konusu olacak.

SonraBir ışık noktasından ulusal ölçeğe

Cumhuriyet'in ilk on yıllarında elektrik önce belediyelerin, sonra devletin işi oldu. İmtiyaz şirketleri satın alındı, Etibank ve Elektrik İşleri Etüt İdaresi 1935'te kuruldu, ilk büyük barajlar 1950'lerde su tutmaya başladı. Üretim otuz yedi yılda altmış katından fazla arttı.2

Yıllık elektrik üretimiMilyon kWh
Kaynak: Yurtoğlu (2018), DİE verilerinden. Bölüm 2 bu yükselişin hikâyesini anlatıyor.

Kaynaklar

  1. Arslan, O. (2017). Tarsus Elektrik Altyapısı Tarihine Bir Bakış (1906–1938). Tarih İncelemeleri Dergisi, 32(1), 1–16. Osmanlı Arşivi (BOA, DH.MUİ 53/55), Tanin (12 Şubat 1910) ve The New York Times (10 Temmuz 1910) dahil birincil kaynaklara dayanır. DergiPark
  2. Yurtoğlu, N. (2018). Cumhuriyet Türkiyesinde Elektrik Enerjisi Üretimi ve Enerji Politikaları (1923–1960). Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, 34(98). Üretim ve yerleşim sayıları DİE yayınlarından. AAM Dergisi
  3. Silahtarağa Elektrik Santrali: kuruluş, ilk tüketiciler ve kapanış için Wikipedia ve SantralIstanbul Enerji Müzesi. Açılış günü kaynaklarda 11 ve 14 Şubat 1914 olarak ayrıştığı için burada ay düzeyinde verilmiştir.
  4. Gece ışığı görüntüsü: Earth Observation Group, VIIRS yıllık gece ışığı (VNL), 2024–2025 ortalaması, CC BY 4.0. Ülke silueti: geoBoundaries (CC BY-SA 2.0).

© 2026 Koray Öner. Bu metin CC BY-NC-ND 4.0 ile paylaşılır: kaynak gösterilerek, değiştirilmeden ve ticari olmayan amaçla alıntılanabilir. Harita, şema ve grafikler tüm hakları saklı görsellerdir.